Minik Mina, akşamları yatağa girdiğinde yıldızları saymadan uyuyamazdı. Bir yaz gecesi, pencereden içeri dolan serin rüzgâr saçlarını okşarken gökyüzünde bembeyaz, kocaman bir ay gördü. Ama bu ay diğer gecelerdekinden farklıydı;
Dünya çapında bilinen, nesilden nesile aktarılan klasik masallar (Pamuk Prenses, Kırmızı Başlıklı Kız, Alaaddin ve Sihirli Lamba gibi).
Minik Mina, akşamları yatağa girdiğinde yıldızları saymadan uyuyamazdı. Bir yaz gecesi, pencereden içeri dolan serin rüzgâr saçlarını okşarken gökyüzünde bembeyaz, kocaman bir ay gördü. Ama bu ay diğer gecelerdekinden farklıydı;
Elif ve küçük kardeşi Can, yaz tatilinde yağmurlu bir öğleden sonra anneannelerinin tavan arasını karıştırırken eski mi eski, deri kaplı bir masal kitabı buldular. Kitabın kapağı o kadar tozluydu ki
Bir zamanlar, yeşilin her tonuyla süslenmiş büyülü bir orman vardı. Bu orman, şarkı söyleyen ağaçları, neşeyle dans eden çiçekleri ve melodik rüzgarlarıyla bilinir, içine giren herkesi büyülerdi. Ancak bu ormanın
Bir zamanlar, uzak diyarlardaki yemyeşil bir krallıkta, Minik Prens adında küçük, cesur ve meraklı bir çocuk yaşardı. Minik Prens, altın saçları ve kocaman mavi gözleriyle herkesin sevdiği, yardımsever bir prensti.