Zeki Tavşan ve Rüyası Masalı

Bir zamanlar, ormanın derinliklerinde Zeki adında küçük, meraklı ve çok hızlı bir tavşan yaşardı. Zeki, parlak beyaz kürkü ve uzun kulaklarıyla diğer tavşanlardan oldukça farklıydı. En sevdiği şey, ormanda koşup arkadaşlarıyla oyunlar oynamaktı. Ancak Zeki’nin en büyük merakı, rüyalar dünyasında kaybolmaktı. Çünkü Zeki, rüyaların büyülü bir dünya olduğunu düşünürdü.

Bir gece, Zeki ormanda arkadaşlarıyla oyun oynarken, hafif bir rüzgar esmeye başladı. Ağaçların yaprakları tatlı bir şarkı mırıldandı ve yıldızlar gökyüzünde dans etmeye başladı. Zeki, “Bu gece rüyalar ülkesine gitmek için mükemmel bir gece!” diye düşündü ve gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı. Ancak tam o sırada, parlak bir ışık ormanın derinliklerinden belirdi.

Merakına yenik düşen Zeki, ışığın peşine düştü. Hızla zıplayarak dalların arasından geçti, yaprakların hışırtısını dinledi ve rüzgarın fısıltılarını duydu. Sonunda, küçük bir açıklığa ulaştı. Karşısında, büyülü bir kapı gibi parlayan, dev bir mantar gördü. Mantarın kenarlarında küçük, ışıldayan peri tozları dans ediyordu.

Masal Evreni - Masal Oku
Masal Evreni – Masal Oku

“Bu bir rüya kapısı olmalı!” dedi Zeki heyecanla ve mantarın içine doğru adım attı. Gözlerini açtığında, kendini rengarenk çiçeklerle dolu, bulutlardan yapılmış yolların uzandığı bir ülkede buldu. Gökkuşağı gibi parlayan nehirler, şekerden yapılmış ağaçlar ve uçan minik kuşlar etrafında dans ediyordu.

Zeki, bu harika dünyada ilerlerken, yanına parlak mavi tüylü, nazik gözlü bir baykuş kondu. “Hoş geldin, Zeki,” dedi baykuş. “Bu rüya ülkesine gelen herkes, kalbinin en derin arzularını keşfetme şansı bulur.”

Zeki, baykuşun sözlerinden çok etkilendi ve rüya ülkesinde keşfe çıkmaya karar verdi. Yol boyunca tatlı kokulu meyveler topladı, renkli kelebeklerle dans etti ve parlak ışıkların arasında zıplayarak eğlendi. Ancak bir süre sonra, Zeki bir şey fark etti: Bu harika dünya ne kadar güzel olursa olsun, gerçek dostlarının yanında olduğu anlar kadar değerli değildi.

Bu düşünceyle, Zeki rüya ülkesinden çıkmak için geri dönmeye karar verdi. Aynı parlak mantarın önüne geldiğinde, kalbinde gerçek dostlarına olan sevgiyi hissederek gözlerini kapattı ve derin bir nefes aldı. Gözlerini açtığında, tekrar ormanın yeşil yaprakları arasında, eski yuvasında buldu kendini.

Arkadaşları onun etrafını sardı ve “Neredeydin, Zeki?” diye merakla sordular. Zeki, gülümseyerek, “En güzel rüyanın bile gerçek dostlarla paylaşılan anların yerini tutamayacağını öğrendim,” dedi.

O gece, Zeki dostlarıyla birlikte yıldızların altında uzun uzun dans etti ve kalbinde hem rüyaların hem de dostluğun güzelliğini hissetti.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Bir yanıt bırakın

Sonraki Yazı Yükleniyor...
Kenar Çubuğu
Yükleniyor

Giriş yapılıyor 3 saniye...

Kaydolunuyor 3 saniye...